EN SONUNDA TAŞINDIM!

19/3/2008 ·

19/03/2008 tarihinden itibaren yeni adresim olan http://lezzetyolculugu.blogspot.com/ 

dayım.Herkesi beklerim.

 

Rabbim herkesin kalbindekini kabul etsin gönlüne göre versin.Kandiliniz mübarek Mevlam yar ve yardımcınız olsun!

Emel

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (1) Yorum yaz!

Çanakkale Şehitlerine

18/3/2008 ·

Çanakkale Zaferi,

Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir.

Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebeleri’ni kazandıran bu yüksek ruhtur.”

M. Kemal ATATÜRK

 

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
 

Mehmet Akif Ersoy

 

Allah hepsinden razı olsun gani gani rahmet eylesin.....Rabbim o günleri bir daha yaşatmasın'

Yorum (2) Yorum yaz!

Prensesin Aşkı ! ve PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 19

17/3/2008 · Kategori: tatli

 

Bu tatlı canım arkadaşım Kübra'nın Prenses sarma tarifi aslında ama ben saramayınca mecburen prensesin aşkı oldu.

Tarif çok basit hatta benim çok sık yaptığım muzlu rulolara benziyor ...

Kübrayı yıldırma ve bize getirme çabalarım tam gaz devam ediyor.Bu arada 19. su yapılan porselen demlik çay saati etkinliğine Kübracığımın tarifiyle katılmaktan mutluluk duyarım.

Bu etkinliğe yemekguncesi.blogcu  arkadaşımız ev sahipliği yapıyor emeklerine sağlık.

 

 

Malzemeler

 

1 lt süt

1/2 paket margarin

1,5 su bardağı toz şeker

2,5 çay bardağı un

1 paket vanilya

1 paket Eti piknik bisküvi

 

 

Hazırlanışı

 

1/2 paket margarin unla biraz kavrulur(pembeleşmesin)ocaktan alırnır.Şeker ve süt ilave edilir pürüssüz hale gelene kadar çırpılır.Ardından tekrar ateşe konur muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırılarak pişirilir.Kaynayınca ocağın altı kısılır birkaç dakikada kısık ateşte pişirilir.Ateşten alınan muhallebinin içine 1 paket vanilya konur ve iyice çırpılır(yaklaşık 5-6 dakika).

Fırın tepsisine bisküvi elde ufalanarak konur(toz halde olmayacakmış birde sakın ha Eti den başka olmayacakmış Kübra öyle diyor).Hazırlanan muhallebi tepsinin heryerine eşit dağılacak şekilde bisküvilerin üzerine dökülür.(muhallebinin kalınlığı 1cm kadar olmalı yoksa saramazsınız)Birgün buz dolabında bekletilir.Ve arzuya göre içine muz yada ceviz konularak ister rulo ister benim gibi kalp şeklinde sunulur.

Afiyetle kalın

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (9) Yorum yaz!

Bir Kahvaltı Sofrası Klasiği MENEMEN!

16/3/2008 · Kategori: yemekler

 

Kahvaltıda yemeyi en çok sevdiğim şeyler yumurta ve yumurta ile yapılan lezzetlerdir.Menemeni de çok severim ama bu menemeni eşim için yaptım kaşarlı menemen.Evlenmeden önce menemenin içine soğan koymazdım ama eşim böyle soğanlı daha çok seviyor bende ilk zamanlar mırın kırın ettim sabah sabah soğan olurmu diye ama zamanla alıştım. (aramızda kalsın bende soğanlı olunca daha çok seviyorum artık)

 

 

Malzemeler (3 kişilik)

4 yumurta

3 adet domates

2 adet çarliston biber

1 adet orta boy kuru soğan (yada bir kaçtane taze soğan)

bir kaç dal maydanoz

tuz

sıvıyağ

 

Hazırlanışı

Soğanlar küp küp doğranır yağ ile biraz kavrulur içine küçük küçük kesilmiş çarliston biberler eklenir ve kavurmaya devam edilir.Biber ve soğan ölünce içine kabukları soğulmuş ve minik minik doğranmış domatesler ilave edilir(isterseniz rendeleyebilir hatta bir diş sarımsak ilave edebilirsiniz).Domatesler iyice ölene kadar kavurmaya devam edilir.Enson maydonoz kıyılır karşıma eklenir.Bir iki çevirdikten sonra yumurtalar teker teker kırılır ve karıştırılır(arzuya göre isterseniz hiç karıştırmaya bilir yada iyice karıştırabilirsiniz)Pişen menemen servis tabağına konur bir kaç dilim taze kaşar ile süslenir ve mikrodalga fırında 15-20 sn ısıtılır(kaşarlar yumuşasın yeter.) 

Sonra lüpür lüpür yenir

Afiyet olsun

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

Domatesli Ton Balıklı Makarna

15/3/2008 · Kategori: yemekler

 

Hey gidi hey ne zaman makarna yapsam üniversite günlerimi hatırlarım ama yinede bıkmam ben bu güzellikten günün her saati her çeşidini yiyebilirim.Bu makarnayı biraz da ev arkadaşım Kübra'yı  bize getirmek için yaptım-ev arkadaşım dediğime bakmayın kardeşim gibidir-Belki görürde eski günlerin hatırına bir an önce gelir diye....

 

 

 

 

Makarnanın İtalyanlar tarafından icat edildiğini düşünenler varsa yanıldılar food-info.net tıklayarak öğrenebilirsiniz.

 

Makarnanımın malzemeleri

1 paket makarna (ben Barilla düdük boru makarna kullandım-penne-)

1 lt kaynar su

tuz

zeytin yağı

 

Sosu için

5 adet domates

Maydonoz (arzuya göre konulabilir ben çeyrek demet kullandım)

1 diş sarımsak

2 adet çaliston biber

1 yemek kaşığı domates salçası

1 yemek kaşığı biber salçası

Arzuya göre karabiber,nane (ben kullanmadım)

Tuz

zeytin yağı

1 kutu ton balığı(2 kişi için orta boy yeterli)

 

Hazırlanışı

Kaynamış suyun içine bir miktar tuz ve zeytin yağı ilave edilir (kaynamadan tuzu koyarsanız su geç kaynar) ve bir paket makarna içine atılır.Paketin üzerinde yazan talimata uygun sürede pişirilir.(yaklaşık 15 dakika)

 Bu arada başka bir tavada minik doğranmış biberler zeytin yağında biraz kavrulur içine rendelenmiş domatesler ve rendelenmiş sarımsak ilave edilir.Domatesler ölene kadar pişirilir.Ardından biber salçası, domates salças, bir miktar tuz konur ve biraz kavrulur.Sonra makarnayı haşladığımız sudan 1-2 kepçe su ilave edilir.İnce doğranmış maydonozlarda konularak biraz daha pişirilir.

Haşlanmış olan makarna bir süzgeçte süzülür.(soğuk sudan geçirmeyin içindeki nişasta gitmesin lezzeti azalır).İstenirse yağlanır (ben sos yeterince yağlı olduğu için yağlamadım)Arzuya göre bir tabağa alınıp üzerine sos konur yada sosun hepsi makarna ile karıştırılır. Ve son olarak üzerine ton balığı ile servis yapılır.

Umarım beyenirsiniz.

Ağzınızın tadı bozulmasın...

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »